İŞ KAZASINA UĞRAYAN DAVACININ MADDİ VE MANEVİ ZARARLARININ GİDERİLMESİ İSTEMİ KISA KARARLA GEREKÇELİ KARAR ARASINDA ÇELİŞKİ

T.C. YARGITAY

21.HUKUK DAİRESİ

Tarih: 12,03.2013

Esas: 2012/18266

Karar: 2013/4501

İŞ KAZASINA UĞRAYAN DAVACININ MADDİ VE MANEVİ ZARARLARININ GİDERİLMESİ İS­TEMİ KISA KARARLA GEREKÇELİ KARAR ARASINDA ÇELİŞKİ

Mahkeme, asıl davada davalı Belediye yönünden davanın husumet nedeniyle red­dine, astl ve birleşen davada diğer davalılar yönünden maddi ve manevi tazminat talep­lerinin kısmen kabulüne, 78.369,01 TL maddi tazminatın 27.08.2005 tarihinden itiba­ren yasal faiziyle davalı ASKI ve davalı Kenan Özkan’dan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 70.000,00 TL manevi tazminatın 27.08.2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılar ASKİ ve davalı Kenan Özkan’dan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar ver­miştir.

Kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararma göre aykırıdır.

Karardan önce yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK. 298/2. maddesinde kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olamayacağı yukarıda belirtilen YİBK.na uygun bir bi­çimde yeniden düzenlenmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;

  1. a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve so­yadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
  2. b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
  3. c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hu­susları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değer­lendirilmesini. sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,

ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alman avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,

  1. d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
  2. e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi,

içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmek­sizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde göste­rilmesi zorunludur.

Basit yargılama usulüne tabi yargılamalara ilişkin olarak 6100 sayılı HMK.’un “Hüküm” başlıklı 321. maddesinde aynen;

Tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkeme tarafların son beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Taraflara beyanda bulu­nabilmeleri için ayrıca süre verilmez.

(2) Kararın tefhimi, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlik­te açıklanması ile gerçekleşir. Ancak zorunlu hâllerde, hâkim bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle, sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebilir. Bu durumda gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartıl­ması gerekir” hükmü düzenlenmiştir.

  1. maddedeki “hükme ilişkin tüm hususlar”dan kastedilen HMK.’un 297. mad­desindeki unsurlardır. Madde gerekçesinde tefhimin hüküm özetinin yazdırıl ması oldu­ğu açıklanmıştır.

Bu nedenlerle basit yargılamada da tefhim edilecek hüküm IIMK.’un 297/2. maddesindeki unsurları taşımakla birlikte HMK.’un 321. maddesi uyarınca gerekçeli olmak zorundadır. Ancak Mahkemelerin iş yoğunluğu ve buna bağlı olarak duruşma dosyalarının çokluğu nedeni ile gerekçenin duruşmada yazdtrılamaması halinde gerek­çeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir.

Bu yasal şekil yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzaması­na, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu – 2007/14­778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayıh ilamı).

Halen yürürlükte olan 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8 inci maddesine göre, iş mahkemelerince verilen nihaî kararlara karşı kanun yoluna başvurma süresi, karar yüze karşı verilmişse nihaî kararın taraflara tefhimi, yokluklarında verilmiş ise tebliği tarihinden itibaren sekiz gündür.

Taraflar hükmün tefhiminin HMK.’un 297/2. maddesinde sayılan unsurları taşı­maması halinde hak ve borçlarını bilemeyeceklerinden temyiz süresini kaçırmamak, hak kaybına uğramamak için kararı gereksiz yere temyiz etmek zorunda kaldıkları bir gerçektir.

Bu nedenlerle hükmün telhimi sırasında HMK.’un 297/2. maddesinde belirtildiği üzere “taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanı­nan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli ve zorunludur.

HMK.’un 298/2 maddesi gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa ka­rara uygun olması, tefhim edilen kısa karara aykırı olmaması gerekir. Aksi lıalde, yar­gılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Asıl olan tefhim edilen kısa karardır. Gerekçeli kararın kısa karara uygun olmaması, çelişki yaratır ve gerekçeli kararın yok hükmünde olduğu anlamına gelir. Belirtmek ge­rekir ki, kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi, Yargıtay İçtihadı Büyük Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Kararı gereğince bozma nedenidir.

Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece yapılan yargılama sonunda 29.06.2012 tarihli son duruşmada tefhim edilen kısa kararda “Davalı Ankara Büyükşehir Belediye Baş­kanlığı yönünden davanın husumet nedeni ile reddine, asıl ve birleşen davalarda diğer davalılar yönünden maddi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddine” karar verilmiş, ancak gerekçeli ka­rarda ise “ asıl davada davalı Belediye yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, asıl ve birleşen davada diğer davalılar yönünden maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, 78.369,01 TL maddi tazminatın 27.08.2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalı ASKİ ve davalı Kenan Özkan’dan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine. 70.000,00 TL manevi tazminatın 27.08.2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılar ASKİ ve davalı Kenan Özkan’dan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,” şeklinde karar verile­rek kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. Kısa kararda taleplerden her biri hakkında hüküm kurulmadığı gibi, taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar sı­ra numarası altında açıkça belirtilmemiş ve hükümde tereddüde yol açılmış ve kısa ka­rar gerekçeli karar çelişkisi yaratılmıştır. Böylece belirtilen HMK.’un 297,298 ve 321. Maddelerine aykırı davranılmıştır.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde davacı ve davalı A.S.K.İ. Genel Müdürlüğü’nün bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s