Nafakanın Arttırılması

 avukat nafaka

T.C.

YARGITAY

3. HUKUK DAİRESİ

E. 2013/10955

K. 2013/13970

T. 7.10.2013

• YOKSULLUK NAFAKASININ ARTTIRILMASI TALEBİ ( Nafaka Alacaklısı Davacının İhtiyaçları İle Nafaka Yükümlüsü Davalının Gelir Durumunda Nafakanın Takdir Edildiği Tarihe Göre Olağanüstü Bir Değişiklik Olmadığı Takdirde Yoksulluk Nafakasının TÜİK’in Yayınladığı ÜFE Oranında Artırılacağı )

• BOŞANMA DAVASINDAN SONRA EKONOMİK VE SOSYAL DURUMDA OLAĞANÜSTÜ DEĞİŞİKLİK ( Olağanüstü Bir Değişiklik Olmadığı Takdirde Yoksulluk Nafakasının TÜİK’in Yayınladığı ÜFE Oranında Arttırılacağı – Olağanüstü Değişiklik Olduğu İleri Sürülmediği )

• NAFAKANIN ARTTIRILMASI TALEBİ ( Tarafların Ekonomik ve Sosyal Durumlarında Boşanma Davasından Sonra Olağanüstü Değişiklik Olduğu İleri Sürülmediği – Yoksulluk Nafakasının Niteliği Takdir Edildiği Tarih Gözetilerek TÜİK’in Yayınladığı ÜFE Oranında Artırılması Suretiyle Dengenin Yeniden Sağlanacağı )

4721/m.175

ÖZET : Nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu ileri sürülmemiştir. Yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekir.

DAVA : Taraflar arasında görülen nafakanın arttırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili dava dilekçesi ile -özetle-; davalı taraf ile müvekkilinin Diyarbakır Aile Mahkemesinin 09/04/2009 tarih ve E.2007/513-K.2009/299 sayılı kararı ile boşandıkları ve müşterek çocuğun velayetinin müvekkiline verildiği, mezkûr Mahkeme tarafından müşterek çocuk Aleyna için 150 TL müvekkili için 150 TL nafakaya hükmedildiği, aradan geçen zaman içerisinde çocuğun ihtiyaçlarının arttığı ve bu ihtiyaçların karşılanamadığı; davalının Ö… Kolejinde kimya öğretmeni olarak görev yaptığı, aylık gelirinin 2.500 TL olduğu, kira ödemediği ekonomik durumunun iyi olduğu bu sebeple müvekkili için verilen nafaka miktarının 150 TL’den 600 TL’ye müşterek çocuk için verilen nafaka miktarının 150 TL’den 600 TL’ye çıkarılmasına karar verilmesi dava ve talep edilmiştir.

Davalı cevap dilekçesi ile -özetle-; kendisinin öğretmen olduğu aylık gelirinin 1463,72-TL olduğu bunun dışında başka gelirinin bulunmadığı, kirada oturduğu ikinci evliliğini yaptığı için giderlerinin olduğu, müşterek çocuğun giderlerini karşıladığını talep edilen nafaka miktarının çok yüksek olduğu bu sebeple davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, müzekkerelere cevabi yazılar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davanın kısmen kabulü ile yoksulluk nafakasının 250 TL’ye, iştirak nafakasının ise 250 TL’ye çıkarılmasına karar verilmiş olup; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Davalı tarafın iştirak ( yardım ) nafakasına yönelik temyiz itirazları yönünden;

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,

2-Davalı tarafın yoksulluk nafakasına yönelik temyiz itirazları yönünden;

TMK.nun 176/4.maddesine göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.

Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.

Somut olayda; tarafların Diyarbakır Aile Mahkemesinin 09/04/2009 tarih ve E.2007/513-K.2009/299 sayılı kararı ile boşandıkları bu kararın 14/09/2010 tarihinde kesinleştiği ve davacı tarafından 22/12/2011 tarihinde iş bu davanın açıldığı anlaşılmış olup, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu ileri sürülmemiştir.

O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yüksek nafaka takdiri doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s