MAL PAYLAŞIM DAVALARINDA BAZI ÖNEMLİ NOKTALAR

ayrılan eşler arasında kimi zaman ciddi çekişmelere neden olan “edinilmiş mallara katılma rejimi” hakkında genel bir değerlendirmeyi ilginize ve dikkatlerinize sunmaktayız.
Genel Olarak :

  1. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde evlilik birliği içerisinde yaşamak isteyen kadın ve erkekler Türk Medeni Kanunu’nun öngördüğü şekil şartına bağlı olarak bir birliktelik kurmak mecburiyetindedirler. Medeni Kanunumuz evlilik birliğinin kurulması için eşlerin resmi şekilde evlenmelerini şart koşmaktadır. Bu itibarla, evlendirme memuru önünde -yaygın kanının aksine şahitler olmasa bile- evlenme beyanlarını dile getiren kadın ve erkek bu beyanlarının resmi kayda alınması ile evlilik birliğini kurmuş olurlar.

Kısa bir anekdot: Yürürlükteki, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanuna göre; eşlerin evlendikleri ülkenin şekil şartına uygun olarak evlenmeleri yeterlidir. Yani, İslam evlilik kurallarının geçerli olduğu İran’da dini nikahla evlenen iki İran vatandaşı Türkiye Cumhuriyeti’nde de resmen evli kabul edilirler. Yine, Kilise Nikahı’nın geçerli olduğu bir ülkede evlenen o ülke vatandaşlarının da evlilikleri ülkemizde geçerli olacaktır.

  1. Evlilik birliğinin kurulması başlı başına hukuki bir olgu olmakla beraber, devam eden evlilik birliği ve evlilik birliğinin sona ermesi gibi hukuki sonuç doğuran durumlar da söz konusudur. Bizim konumuz evlilik birliğinin boşanma ile sonuçlanması halinde tarafların mevcut malları ne şekilde paylaşacağı olduğundan aşağıda bu sınırlı konu hakkında açıklamalarda bulunulacaktır.
  1. Evlilik birliğinin boşanma ile sonuçlanması halinde, eğer eşler 01.01.2002 tarihinden sonra evlenmiş ve yasa da yer alan mal rejimlerinden birini seçmemişlerse geçerli mal rejimi “edinilmiş mallara katılma rejimi” olacaktır. Bu rejimde kural olarak, evlilik birliği içerisinde mülkiyeti kazanılan -kişisel eşyalar hariç-tüm malvarlığı değerleri üzerinde eşlerin %50 ortaklığı söz konusudur. Örneğin, 15.10.2003 tarihinde evlenen bayan B ile bay K, 2015 yılında boşandıklarında 15.10.2003 tarihinden sonra mülkiyetini kazandıkları bir ev, bir araba ve bankada yer alan 100.000-TL tutarındaki malvarlığı değerini yarı yarıya paylaşacaklardır. Bu örnekte, bayan B’nin ev hanımı olmasının ya da bay K’nın hastalığı nedeni ile çalışamamış olmasının hiçbir önemi yoktur. Yasa gereği eşler ½ paylaşım kuralına bağlıdırlar. Bu kuralın bir takım istisnaları bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi eşlerden birine miras kalan malvarlığı değerlerinin paylaşıma dahil edilememesidir. Örnekten hareketle, bay K’ya 2005 yılında babasından Kerpe’de bir yazlık, Kandıra’da bir işyeri miras kalmış olsun. Bu durumda istisnai yasa kuralı gereği 2015 yılındaki paylaşımda K’ya miras kalan yazlık ve işyeri paylaşıma dahil edilemeyecektir.
  1. 01.01.2002 tarihinden önce evlenen eşler bakımından ise iki kulvarlı bir açıklama yapmak gerekmektedir. Şöyle ki, 01.01.2002 tarihinden önce geçerli mal rejimi “mal ayrılığı rejimidir.” Bu rejimde, eşler sadece kendi adlarına kayıtlı olan malvarlığı değerlerini beraberlerinde götürebilmekte, diğer eş adına kayıtlı değerlerden pay alamamaktadır. Örneğin, bayan H ile bay Z, 1980 yılında evlenmişler ve 1985 yılında alınan bir ev bayan H üzerine, 1990 yılında alınan bir yazlıkta bay Z adına tapuda tescil edilmiş olsun. Bu eşlerin 1999 yılında boşanmaları halinde kural olarak her eş kendi adına kayıtlı taşınmazın maliki olmaya devam edecektir. Ancak bu eşlerin 2003 yılında bayan H adına bir otomobil almaları ve 2008 yılında boşanmaları halinde (01.01.2002 tarihinden sonra)  ev ve yazlık hakkındaki durum değişmemekle beraber 2003 yılında alınan ve bayan H adına kayıtlı olan otomobil üzerinde bay Z yarı yarıya hak sahibi olacaktır.

Uygulama Zorluğu Olan Yasal Bir İmkân

  1. Anlaşılacağı üzere, 01.01.2002 tarihinden itibaren ülkemiz fiili gerçekliği ile alakalı olarak çalışma hayatının dışında yer alan kadınları koruyucu bir düzenleme getirilmek istenmiş ve “edinilmiş mallara katılma rejimi” benimsenmiş ve uygulamaya koyulmuştur. Böylece, çoğunluğu ev hanımı olan kadınlarımız boşanma sonucunda maddi güçlük çekmekten kurtarılmıştır. Bir iyi niyet göstergesi olan bu yasa kuralının her boşanma bakımından da adaletli bir sonuç doğurduğu söylenemez. Öyle ki, maddi zenginlikleri bir evlenme nedeni olarak fırsat bilinen zengin erkek ya da kadınlar bakımından, evlilik sonrası edinilen her maddi değerin birde ortağı söz konusu olmaktadır. Bunun en tipik örneği görsel basından da yakından takip edilen ünlülerin evlilikleridir. Birkaç yıl zengin erkek ya da kadın ile evli kalmayı başaran kişiler, bu zaman zarfında edinilen hatırı sayılır bir servetin hissedarı olabilmektedirler. Yasa koyucu bu noktada, evlenen eşler arasında bir “mal ayrılığı sözleşmesi” yapılmasına imkân tanıyarak evlilik sonrası edinilen malvarlığı değerlerinin yasa gereği paylaşılmasının önünü kesmektedir. Böylece evlenirken mal ayrılığı sözleşmesi yapan çiftler, boşandıklarında birbirlerinin evlenme sonrası edindikleri malvarlığı değerlerine ortak olamamaktadırlar. Tabi, bu yasal imkânın toplumun geneli için ne derece uygulanabilir olduğu tartışma konusudur. Özellikle de böyle bir teklif getiren tarafın diğer tarafça ilişki başlamadan terk edilmesi kuvvetle muhtemeldir.

Sonuç             :

  1. Yukarıda 01.01.2002 tarihi öncesi ve sonrasını kapsayan mal rejimi uyuşmazlıkları hakkında geçerli olabilecek ve önemli sayılabilecek temel hususları sizlerle paylaşmaya çalıştık. Ancak, genel olarak mal paylaşımı olarak ifade olunabilecek bu dava türü oldukça çok olasılığın ve yasa kuralının değerlendirildiği, kimi zaman ev, arsa, otomobil vb malvarlığı değerleri üzerinde ½ oranında hak sahibi olunamasa da, bu malvarlığı değerlerinden elde edilen kira geliri gibi yan gelirler üzerinde hak sahipliği iddiasının ileri sürülebildiği bir dava çeşididir. Öte yandan, mal ayrılığı sözleşmesi de taraflar arasında ileri de doğabilecek paylaşım kaynaklı uyuşmazlıkları önleme noktasında yasal bir imkan getirmekte ancak pratikte toplumun geneli bakımından ciddi bir uygulama zorluğu da gözlerden kaçmamaktadır. Bu nedenle, yukarıda yer alan açıklamalarımızın 01.01.2002 öncesi ve sonrasında hâlihazırda uygulanan temel ayrımı ifade etmek üzere dikkatlerinize sunulduğunu ifade etmek isteriz.

Yararlı olması dileği ile saygılarımızı sunarız.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s