HUMK – HMK DEĞİŞİKLİĞİ OLUŞAN FARKLAR

Ø Göreve ilişkin olarak eski kanunda yapılmakta olan dava değeri ayrımı kaldırılmış olup; malvarlığı ve şahıs varlığı haklarına dair davalar asliye hukuk mahkemelerinin görevindedir.(m.2)
Ø idari eylem ve işlemlerden kaynaklı idarenin sorumluluğunu gerektiren vücut bütünlüğüne yönelik tazminat talepleri ile idarenin sorumluluğu dışında kalan ölüm ve vücut bütünlüğünün yitirilmesinden doğan tazminat taleplerine asliye hukuk mahkemelerinin görevindedir.(m.3)(Bu madde 19.05.2012 tarihli RG yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararıyla İPTAL edilmiştir.)
Ø kira ilişkisinden doğan (sözleşme olmasına gerek yok!!) alacak dahil her türlü davalar sulh hukuk mahkemesinde görülür (m.4). eski kanun döneminde tahliye ile birlikte açılan kira alacağı davası sulh hukukta görülüyordu artık yalnız kira alacağı da sulh hukukta görülür.
Ø Eski kanun döneminde sulh hukukta görülmesi gereken dava asliye hukukta görülüp karara bağlandıktan sonra bu nedenle temyiz edilemiyordu ama bu hüküm kalktı bu nedenler artık bu nedenle de temyiz edilebilecek.
Ø Eski kanun döneminde sözleşmenin ifa yerindeki mahkeme, davalı veya vekilinin orada bulunması koşulu ile yetkiliydi. Bu koşul kalktı artık doğrudan yetkili(m.10)
Ø Karşı dava kesin yetki yoksa asıl davanın açıldığı mahkemede açılmak zorundadır.(m.13)
Ø Can sigortalarında, sigorta ettirenin, sigortalının veya lehtarın leh veya aleyhine açılacak davalarda onların yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir (m.15)
Ø Haksız fiilden doğan davalarda işlendiği yer dışında zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (m.16)
Ø Yetki sözleşmesini sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri yapabilir. Ayrıca aksi kararlaştırılmadıkça yetki sözleşmesi yapılmışsa genel yetkili mahkemenin yetkisi kalkar(m.17)
Ø yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülmezse mahkeme yetkili hale gelir (m.19)
Ø görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde görevli/yetkili mahkemeye gönderilme talep edilmeli. Gönderilen mahkeme talep olmadan taraflara tebligat çıkarır (m.20)
Ø hakimin çekinmesi gereken hallerden olan taraflardan biri ile 2. Dereceye kadar kayın hısımlığı 3. Derece olmuştur. (m.34)
Ø ihtiyari dava arkadaşlarının müşterek ikametgah gösterme zorunluluğu kaldırılmıştır(m.57)
Ø mecburi dava arkadaşlığı eski kanundakinin aksine ayrıca ve ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.(m.59)
Ø davanın ihbarı ile ilgili olarak, eski kanun döneminde dava kaybedildiği takdirde 3. Şahsa rücu hakkı varsa ihbar yapılıyordu yeni kanunda buna ek olarak 3. Kişinin de kendisine rücu hakkı doğabilecekse ihbar yapılabiliyor (m.61)
Ø ihbarın yazılı yapılması zorunluluğu getirilmiştir(m.62)
Ø eski kanun döneminde ihbar yapılan ihbar edeni temsil ediyor iken yeni kanun ile davaya yanında katılması getirilmiş. Ayrıca ihbar edilen ihbar edenin değil, davayı kazanmasında hukuki yararı olan kişinin yanında davaya katılabilir yani ihbar edenin yanında katılmak zorunda değil (m.63)
Ø asli müdahale de ayrı madde olarak düzenlenmiştir. Asli müdahale hüküm verilinceye kadar fer’i müdahale tahkikat aşaması sona erinceye kadar yapılabilir. Eski kanun döneminde yargılama bitinceye kadar yapılıyordu (m.65)
Ø Fer’i müdahil tarafla arasındaki rücu ilişkisinde davada yanlış karar verildiği iddiasında bulunamaz yalnızca geç ihbar yapıldığı için iddia ve savunma imkanlarının kısıtlandığını iddia edebilir.(m.69)
Ø Yeni kanunla Cumhuriyet Savcısına hukuk davası açma ve davaya katılma imkanı getirilmiştir. Eski kanun döneminde sadece gerekli hallerde davaya katılma imkanı vardı. Cumhuriyet savcısının katıldığı dava ve işlerde taraflar serbestçe tasarruf edemezler(m.70)
Ø Yeni kanuna göre vekile özel yetki verilmesini gerektiren haller arasında ahzu kabz sayılmamıştır. Dolayısıyla vekil, vekaletnamede özel yetki olmasa da ahzu kabz yetkisine sahiptir.(m.74)
Ø Yeni kanun ile duruşmanın düzenini bozan avukat duruşmadan çıkarılamayacak, durum tutanağa geçirilerek duruşma ertelenecek(m.79)
Ø istifa veya azlin geçerli olabilmesi için, dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilerek tebligat giderlerinin peşin ödenmesi gerekir(m.81)
Ø istifa eden avukatın görevi istifanın müvekkile tebliğinden itibaren iki hafta süreyle devam eder (m.82)
Ø müvekkilin vekili azli durumunda davayı bizzat takip etmesi veya kendine yeni bir avukat tayin etmesi için 2 hafta süre verilir. Yapmazsa taraf yokluğuna dair hükümler uygulanır.(m.83)
Ø teminat gösterilmemesi eski kanun döneminde ilk itiraz sebebi iken yeni kanunda mahkemenin re’sen gözeteceği husus olmuştur(m.84)
Ø teminat göstermek için eski kanunda ikametgahı bulunmaması gerekirken yeni kanunda mutad meskeni bulunmaması kabul edilmiştir. (m.84/a)
Ø eski kanunda sayılanların yanında, iflas, konkordato, yeniden yapılandırma, ödemeden aciz belgesi hallerinde de teminat gösterilmesi gerekir(m.84/b)
Ø adli yardımdan yararlanıyor olma, küçüğün menfaati için dava açma ve ilamlı icra hallerinde teminat aranmaz. (m.85)
Ø teminat göstermemenin yaptırımı eski kanunda davada hazır bulunmamak iken yeni kanunda usulden red sebebi olmuş (m.88)
Ø eski hale getirme talep süresi 10 günden 2 haftaya çıkarılmıştır (m.96)
Ø adli tatilde görülecek işlere soybağına ilişkin davalar, iş akdinden doğan davalar, ticari defterlerin kaybı nedeniyle zayi belgesinin verilmesi ve çekişmesiz yargı işleri eklenmiştir. (m.103)
Ø süre adli tatilde biterse eski kanunda 7 gün uzarken yeni kanunda 1 hafta olarak değiştirilmiştir.(m.104)
Ø uygulamada olan ancak eski kanunda yer verilmeyen dava çeşitleri kanuna girmiştir. Tespit, eda, kısmi, terditli..(m.105-113)
Ø dava şartları tek tek sayılarak dava şartı yokluğunda tamamlanması için verilecek kesin süreye rağmen tamamlanmazsa davanın usulden reddedilecektir (m.114-115)
Ø derdestlik ilk itiraz değil dava şartı olmuştur. (m.115)
Ø ilk itirazlar sınırlı olarak sayılmıştır; yetki itirazı, uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözülmesi gerektiği itirazı, iş bölümü itirazı (m.116)
Ø teminat gösterilmesi, dava ve cevap dilekçesindeki eksiklikler ilk itiraz olmaktan çıkarılmıştır.
Ø İlk itirazlar mutlaka cevap dilekçelerinde ileri sürülmeli, aksi takdirde dinlenmezler. İlk itirazlar dava şartları incelendikten sonra ön mesele olarak incelenir.(m.117)
Ø Dava açılırken harç ve posta giderleri ile birlikte gider avansı da yatırılması gerekiyor. Gider avansı dava şartıdır. Dava açılırken yatırılan gider avansı yeterli olmazsa tamamlanması için 2 haftalık kesin süre verilerek tamamlatılması istenir. (m.120)
Ø Eski kanun döneminde dilekçedeki eksikliklerin tamamlanması için verilen 10 günlük kesin süre 1 haftaya indirilmiştir. (m.119)
Ø Dava dilekçesinde ileri sürülen hususların ayrı ayrı hangi delillerle ispat edileceği yazılmalıdır. (m.119)
Ø Karşı tarafın rızası ile olmak koşuluyla taraf değişikliği yapılmasına imkan tanınmıştır. Ancak maddi hatadan kaynaklı taraf değişiklikleri rıza aranmaksızın hakimin onayı ile yapılabilir.(m.124)
Ø Davacının davayı devri durumunda devralan davacının yerine geçerek davaya kaldığı yerden devam eder.(m.125)
Ø Cevap dilekçesi verilmesi için 2 haftalık süre getirilmiş. Zorunlu hallerin varlığında 2 haftalık süre içinde başvurulması koşuluyla 1 aya kadar ek süre verilebilir(m.127)
Ø Süresi içinde cevap dilekçesi verilmemiş ise dava dilekçesindeki vakıalar inkar edilmiş sayılır(m.128)
Ø Cevap dilekçesi verildikten sonra cevap süresi geçmemiş olsa da ilk itirazlar öne sürülemez(m.131)
Ø Karşı dava eski kanunda cevap dilekçesi ile açılırken artık cevap dilekçesinin yanında verilecek bir başka dilekçe ile açılacak. Karşı davaya karşı dava açılamaz (m.132)
Ø Süresi dolduktan sonra karşı dava açılırsa mahkeme resen davayı ayırarak görevli mahkemeye gönderir(m.133)
Ø Asıl davanın herhangi bir sebeple sona ermesi karşı davaya etki etmez. (m.134)
Ø Cevaba cevap ve 2.cevap dilekçeleri karşı tarafa tebliğinden itibaren 2 hafta içinde karşı tarafa verilmek zorundadır(m.136)
Ø Dilekçe aşamasından sonra tahkikat aşamasına geçmeden önce uygulanacak olan ön inceleme kurumu getirilmiştir. Bu aşamada hakim tarafları sulhe teşvik eder veya delillerin toplanması için gerekli tedbirleri alır. (m.137-142)
Ø İddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı hususunda, taraflar cevaba cevap ve 2. Cevap dilekçelerinde serbestçe, ön inceleme aşamasında ise karşı tarafın rızası ile iddia ve savunmasını genişletip değiştirebilir. Ön inceleme duruşmasına gelmeyen tarafın rızası aranmadan duruşmaya gelen taraf iddia ve savunmasını genişletip değiştirebilir. Ön inceleme aşaması bitip tahkikat aşamasına geçildikten sonra rıza ile dahi iddia ve savunma genişletilip değiştirilemez (m.141)
Ø Ön inceleme aşaması sonunda tahkikata başlamadan önce hak düşürücü ve zamanaşımı süreleri ile ilgili itiraz ve defiler karara bağlanır (m.142)
Ø Kanunda gösterilen sürelerden sonra delil gösterilemez. Ancak delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa ve zamanında gösterilememesi tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa hakim delil gösterilmesine izin verebilir(m.145)
Ø Mahkemenin izin vermesi ile ses, görüntü nakli yollarıyla taraf, vekiller, bilirkişi dinlenmesine imkan getirilmiştir (m.149)
Ø Duruşmada ses görüntü kaydı yapılamaz ancak duruşmanın niteliği gereği zorunlu olması halinde mahkeme dosyasında kalmak kaydıyla ses görüntü kaydı yapılabilir(m.153)
Ø Bekletici mesele ile ilgili hükümler konulmuş, taraflardan birinin başka bir mercie başvurması gereken durumlarda mahkemenin tarafa süre vereceği, süresi içinde mercie başvurup gerekli kararı almazsa söz konusu iddiasından vazgeçmiş sayılacağı düzenlenmiştir. (m.165)
Ø Eski kanunda birleştirme aynı mahkemedeki davalar için öngörülmüşken yeni kanunda aynı yargı çevresi içindeki aynı sıfat ve düzeyde olan mahkemeler arasında mümkün kılınmıştır. Birleştirme kararını ikinci davanın olduğu mahkeme verir ve bu karar birinci davanın görüldüğü mahkemeyi bağlar (m.166)
Ø İsticvap konusunda kanuni temsilcinin isticvap olunacağı yaş sınırı 16’dan ergin olmayana dönüştürülmüştür. (m.170)
Ø Yeni kanunla hastalık, sakatlık ve benzeri sebeplerle isticvaba gelemeyecek kişilerin istinabe yoluyla isticvabı öngörülmüştür. (m.172)
Ø Islahla ilgili yatırılacak teminat eski kanunda derhal yatırılması gerekirken yeni kanunla 1 haftalık süre içinde yatırılması gerekiyor (m.178)
Ø Islahla geçersiz kılınamayacak işlemlere, eski kanunda sayılanlara ek olarak isticvap tutanakları ve yerine getirilmiş veya ıslahtan önce yerine getirileceği bildirilmiş olan yemin teklifi veya reddi eklenmiştir. (m.179)
Ø Eski kanunda tamamen ıslahta yeni dava açılmazsa dava iptal oluyordu ve 3 ay içinde yeni dava açılmazsa davadan feragat edilmiş sayılıyordu. Yeni kanunda 1 hafta süre içinde yapılmazsa ıslah hakkı hiç kullanılmamış sayılır ve davaya kaldığı yerden devam edilir. (m.180)
Ø Kısmen ıslahta da tamamen ıslaha uygulanan hükümler uygulanır.(m.181)
Ø Eski kanunda tahkikat bittikten sonra son diyeceklerinin belirtilmesi için talep halinde taraflara süre verilirken yeni kanunda açıklama yapmak için söz hakkı verilmesi düzenlenmiştir. (m.184)
Ø Eski kanunda sözlü yargılama ve hüküm için verilecek asgari gün sayısı 7 gün olarak belirtilmişken yeni kanunda sınır belirtilmemiş ve eski kanundaki ikişer defa söz hakkı verileceği hükmü kaldırılmış (m.186/2)
Ø İspat yükü ile ilgili düzenleme eklenmiştir. İspat yükü iddia edilen vakıadan lehine hak çıkaran tarafa aittir. (m.190)
Ø Hukuka aykırı elde edilmiş delillerin mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınmayacağı düzenlenmiştir. (m.189)
Ø Delil sözleşmesi, ispat hakkını imkansızlaştırmaması veya çok güçleştirmemesi koşuluyla yapılabilir. (m.193)
Ø Delil listesi verilirken hangi delilin hangi vakıanın ispatında kullanılacağı açıkça yazılmalıdır. (m.189)
Ø Eski kanunda yalnız senetten söz edilirken yeni kanunda belgeye de yer verilmiştir. Ne tür verilerin belge olarak kabul edileceği maddede sayılmıştır. (m.199)
Ø Senetle ispat sınırı 2.500 TL olarak belirlenmiştir. (m.201)
Ø Delil başlangıcından söz ederken verilen veya gönderilen belge diye ifade ederek, faksın da delil başlangıcı sayılabileceğine işaret edilmiştir.(m.202) Kanun gerekçesinde var.
Ø Senetle ispat zorunluluğunu istisnalarına eski kanunda sayılanların dışında senetle ilgili olarak 3. Kişilerin muvazaa iddiaları da eklenmiştir. (m.203)
Ø imza atamayanların mühür, parmak izi veya diğer bir aletle yapacakları belgelerin senet niteliğinde olabilmesi için noter tarafında düzenleme biçimde oluşturulmuş olması şartı getirilmiştir. (m.206)
Ø imzada sahtecilik iddiasıyla ilgili tanık dinletme imkanı kalkmıştır. (m.211)
Ø eski kanunda yabancı devlette düzenlenen belgelerde konsolosluk onayı zorunlu iken yeni kanunla yabancı devletin onaylamış olması yeterlidir.(m.224)
Ø tüzel kişi veya ergin olmayan ve kısıtlı olanlar için verilen yemini kanuni temsilciler yerine getirir. (m.232)
Ø eski kanunda Allah’ım üzerine yemin ederim ifadesi varken yeni kanunda kutsal saydığım bütün inanç ve değerler üzerine olarak değiştirilmiştir. (m.233)
Ø sağır ve dilsizler hakkında yemin, okuma yazma biliyorlarsa yemin hakkındaki beyanlarının yazılıp imzalanmasıyla bilmiyorlarsa bilirkişi vasıtasıyla yapılır. (m.234)
Ø delil listesinde tanığın adresi yazılmamış ya da yazılan adreste bulunamamışsa adres bildirilmesi için süre verilir. Adres bildirilmez veya bildirilen adres de yanlış çıkarsa tanık dinletme hakkından vazgeçmiş sayılır. (m.240)
Ø dinletilen tanıklarla vakıanın ispat edildiği kanaatine varılırsa diğer tanıkların dinletilmemesine karar verilebilir. (m.241)
Ø eski kanunda dinlenecek tanığa çağrı kağıdının 2 gün önce tebliğ edilmesi gerektiği düzenlenmişken yeni kanunda bu süre 1 haftaya çıkarılmıştır.(m.243)
Ø tanığa e-posta faks veya telefon ile de çağrı yapılabilecek ancak bu çağrı ile gelmeyen tanık hakkında yaptırım uygulanmayacak (m.243/3)
Ø usulüne uygun olarak çağrılmasına rağmen gelmeyen tanık zorla getirilir ve gelmemenin sebep olduğu giderlerin yanında 500 TL’ye kadar idari para cezasına mahkum edilir. (m.245)
Ø hakim kişisel nedenlerle tanıklıktan çekinebilecek kişiye tanıklıktan çekinme hakkı olduğunu hatırlatmak zorundadır. (m.247)
Ø tanıklıktan çekinebilecekler arasında 2. dereceye kadar kayın hısımı olan derece 3. derece olmuş ve koruyucu aile ile koruma altına alınan çocuğun da tanıklıktan çekinme hakkı olduğu eklenmiştir. (m.248)
Ø tanık sebep belirtmeksizin çekinir, yemin etmez veya göstermiş olduğu çekinme sebebi mahkemece kabul edilmezse, doğacak giderlerin yanında 500 TL’den 5.000 TL’ye kadar para cezasına mahkum edilecek. Ayrıca sorulan sorulara cevap vermezse verilecek olan 15 güne kadar disiplin hapsi 2 hafta olarak değiştirilmiştir. (m.253)
Ø yeminsiz dinleneceklerden yalnız 15 yaşını doldurmamış olanlar ile yeminin nitelik ve önemini kavrayamayacak olanlar sayılmıştır. (m.257)
Ø eski kanunda yemin tanıklık yaptıktan sonra ettirilirken yeni kanunda tanıklık yapmadan önceye alınmıştır.(m.258)
Ø eski kanunda tanığa yol ve ikamet masrafları ile günlük ödenmesi varken yeni kanunda kaybettiği zamanla orantılı ücret ödenmesi getirilmiş. (m.265)
Ø bilirkişi sayısı olarak eski kanunda 3 kişilik sınırlama getirilmişken yeni kanunda sınırlama kaldırılmış yalnız tek sayıda olacağı söylenmiştir.(m.267)
Ø görevlendirilecek bilirkişi bölge adliye mahkemesi yargı çevresinde oluşturulacak listeden seçilir. Resmi bilirkişi kanunun görüş bildirmekle yükümlü kıldığı kişi veya kuruluşlar olarak genişletilmiştir. (m.268)
Ø resmi bilirkişiler ile listede adı yazılı olan bilirkişiler ve mesleği icra etmeye yetkili kılınmış olanlar bilirkişiliği kabul etmekle yükümlüler. (m.270)
Ø bilirkişilikten çekinme, tanıklıktan çekinme sebeplerinin yanında mahkemece kabul edilecek diğer sebeplerle de mümkündür. Eski kanunda bu yoktu. (m.270/2)
Ø bilirkişinin çekinmesi ve reddi hakimin çekinmesi ve reddine göre belirlenir. Ayrıca bilirkişi de kendini reddedebilir. Ayrıca bilirkişin reddi artık 3 gün değil 1 hafta içinde yapılmalıdır. (m.272)
Ø bilirkişinin görevini bizzat ifa etme ve sır saklama yükümlülüğü getirilmiştir. (m.267-268)
Ø bilirkişi raporuna itiraz süresi 1 haftadan 2 haftaya çıkarılmıştır. (m.281)
Ø bilirkişinin kasıt, ağır ihmal ile gerçeğe aykırı rapor düzenlemesi ve bu raporun hükme esas alınması nedeniyle uğranılan zararın tazmini için devlet aleyhine tazminat davası açılabilir. Devlet bilirkişiye rücu eder.(m.284)
Ø keşif mevzuu mahkemeye getirilebilecek bir şeyse keşif mahkemede de yapılabilir. Ayrıca artık keşif istinabe yoluyla da yapılabilecek. (m.288-289)
Ø bundan sonra keşif için taraflar davet edilmeyecek taraflar kendi imkanlarıyla takip edip dilerlerse keşfe dahil olacaklardır. Olmamaları halinde keşif yokluklarında yapılacaktır. (m.290)
Ø keşfe katlanma yükümlülüğü getirilmiştir. Riayet etmeyenlere yaptırım uygulanacak (m.291)
Ø soybağının tespiti bakımından vücuttan kan veya doku alınmasına katlanma zorunluluğu getirilmiştir. 3. Kişiler dahi tanıklıktan çekinme sebebiyle bundan kaçınamazlar. (m.292)
Ø uzman görüşü kurumu getirilmiş taraflar ek süre istemeden uzmandan bilimsel mütalaa alabilecekler, mütalaa alınan uzman mahkemede dinlenebilecek, çağrıldığı duruşmaya gelmezse raporu dikkate alınmayacak (m.293)
Ø gerekçeli kararın artık hükmün tefhiminden itibaren 15 gün değil 1 ay içinde yazılması gerekir. (m.294)
Ø hükümde peşin alınan avansın harcanmayan kısmının iadesine de yer verilir. (m.297)
Ø artık ilan ilam harcı ödenmeden de her zaman alınabilecek. Bakiye ilam ve karar harcının ödenmemiş olması hükmün tebliğe çıkarılmasına takibe konmasına veya kanun yoluna gidilmesine engel teşkil etmez. Harçlar kanunu ve diğer kanunlardaki aykırı hükümler dikkate alınmayacak (m.302)
Ø bir davaya ait hükmün bir başka dava için kesin hüküm teşkil edebilmesi için her iki davanın taraflarının sebeplerinin ve ilk davada verilen hüküm ile ikinci davadaki talep kısmının aynı olması gerekiyor. (m.303)
Ø müteselsil borçlulardan biri veya birkaçı ile alacaklı arasında olan kesin hüküm diğerleri bakımından geçerli değildir. (m.303)
Ø taraflara hükmün tebliği yapılmışsa taraflar dinlenmeden hüküm tashihi yapılamaz. Eski kanunda ise her durumda taraflar dinleniyordu(m. 304)
Ø eski kanundakinin aksine feragat kısmen de yapılabilecek (m.307)
Ø kabul tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri konular üzerinde serbestçe yapılabilir (m.308)
Ø feragat ve kabul hüküm kesinleşinceye kadar kayıtsız şartsız ve karşı tarafın kabulü ya da mahkemenin onayına ihtiyaç olmadan yapılabilir. (m.309)
Ø sulh kanuna eklenmiş tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri konularda dava dışı kalan hususları da kapsayacak şekilde hüküm kesinleşinceye kadar yapılacağı düzenlenmiş (m.313-314)
Ø sulh yapıldığında mahkeme ya sulh sözleşmesine göre karar verir ya da karar verilmesine yer olmadığına karar verir.(m.315)
Ø bir kimse dava sıfatı olmadığı halde davacıyı yanıltıp kendisine karşı dava açılmasına sebep olmuş ve bu dava sıfat yokluğundan reddedilmişse davalı yararına yargılama giderlerine hükmedilmez.(m.327)
Ø adli yardımdan gerçek kişilerin yanında kamuya yararlı dernekler ile vakıflar da yararlanabileceklerdir (m.334)
Ø kanun yolu başvurusunda da adli yardım talebinde bulunulabilecektir. (m.336)
Ø adli yardımda ertelenen tüm yargılama giderleri ile devletçe ödenmiş olanlar haksız çıkan taraftan tahsil olunur. Adli yardımdan yararlanan kişinin haksız çıkması halinde 1 yıl için eşit taksitlerle ödeme yapılmasına karar verilebilir. (m.339)
Ø dava değeri 1.500 TL’yi geçmeyen davalara karşı kanun yolu kapatılmıştır. (m.341)
Ø yeni kanunla nihai kararlarla birlikte, ihtiyati tedbir ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve kabulü halinde yapılacak itiraz üzerine verilecek kararlara karşı kanun yoluna gidilebilecektir. (m.341)
Ø eski kanuna istinafla ilgili olarak eklenen değişiklikler yeni kanuna 341-360 maddeleri arasında aynen eklenmiştir.
Ø Bölge adliye mahkemelerinin göre başladığı resmi gazetede ilan edilecek tarihe kadar eski kanundaki temyize ilişkin hükümler uygulanmaya devam edecektir. (ek m.3)
Ø Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması eski kanundakinin aksine yeni kanunda yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak düzenlenmiştir. (m.375)
Ø Eski kanunda 3. Kişiler hile nedeniyle yargılamanın yenilenmesini talep edebiliyor iken yeni kanunda hükmün iptalini talep edebileceklerdir. (m.376)
Ø Çekişmesiz yargı ile ilgili münferit maddeler kanuna eklenmiştir. Hangi işlerin çekişmesiz yargı işi olup olmayacağının belirlenmesi için getirilen ölçütün yanında bazı işlerin çekişmesiz yargı işi olacağına dair sıralama getirmiştir. (m.382)
Ø Çekişmesi yargı işleri aksine düzenleme olmadıkça sulh hukuk mahkemesinde görülür. Yetkili mahkeme de kesin yetki olmadıkça talepte bulunanın veya ilgililerin yerleşim yeri mahkemesidir. (m.383-384)
Ø Çekişmesiz yargı davalarında verilen kararlara karşı 2 hafta içinde istinaf yoluna gidilebilir, temyiz yolu kapalı (m.387)
Ø Çekişmesiz yargı kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. (m.388)
Ø İhtiyati tedbir konusunda eski kanunda madde madde sayılan durumlar kaldırılarak ihtiyati tedbir şartları olarak tek bir maddede düzenlenmiştir. Ayrıca bir yeni düzenleme daha ihtiyati tedbirin çekişmesi yargı işlerinde de uygulanabileceğidir. (m.389)
Ø Dava açılmadan önce, eski kanunda öngörülmüş olan en z masrafla en çabuk icra edilebileceği yer koşulları kaldırılarak esas hakkında açılacak davaya bakmaya yetkili mahkemede açılması öngörülmüştür. Dava açıldıktan sonra ise kesin yetkili olarak asıl davanın görüldüğü mahkeme yetkilidir. (m.390)
Ø Artık ihtiyati tedbir talep dilekçesinde davanın esası hakkındaki haklılık yaklaşık olarak ispat edilmek zorundadır. (m.390)
Ø İhtiyati tedbir kararından sonra dava açma süresi eski kanunda 10 gün iken yeni kanunda 2 haftaya çıkarılmıştır. (m.397)
Ø İhtiyati tedbir kararı için teminat gösterme hususunda eski kanundaki devletin muafiyeti kaldırılmıştır. Ayrıca teminatın hükmün kesinleşmesi veya tedbirin kalkmasından itibaren 1 ay içinde iade edileceği getirilmiştir. (m.392)
Ø İhtiyati tedbir kararı verilmesinden itibaren 1 hafta içinde uygulanması istenmelidir. Aksi takdirde dava açılmış olsa dahi tedbir kararı kendiliğinden kalkar. (m.393)
Ø İhtiyati tedbir kararının icrası, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki icra dairesinden istenir. Ayrıca kararda belirtilmek üzere yazı işleri müdürlüğünün görevlendirilmesi de mümkündür. (m.393)
Ø Eski kanunda ihtiyati tedbir kararına itiraz için gıyaben verilmiş olması gerekirken yeni kanunda karşı taraf dinlenmeden verilmiş olması halinde taraflar ve 3. Kişiler 1 hafta içinde itiraz edilebilecektir. (m.394)
Ø İhtiyati tedbir kararı aksi belirtilmediği takdirde hükmün kesinleşmesine kadar etkisini sürdürür (m.397)
Ø İhtiyati tedbir kararının icrası sebebiyle zarara uğrayanlar tedbir kararı itiraz üzerine veya kendiliğinde kalktığı durumlarda davanın görüldüğü mahkemede 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde tazminat davası açılabilirler.(m.399)
Ø Delil tespiti dava açılmadan önce esas hakkındaki davanın açılacağı görevli ve yetkili mahkemede veya tespit konusu şeyin bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden istenir(m.401)
Ø Esas hakkında açılan davada delil tespiti yapılan mahkemenin görevsiz veya yetkisiz olduğu ileri sürülemez. (m.401)
Ø Mahkeme tarafından takdir edilen tespit giderleri avans olarak ödenmedikçe sonraki işlemler yapılmaz. (m.402)
Ø Acil hallerde yokluğunda tespit yapılan taraf tespit karar ve tutanağının tebliğinden itibaren 1 hafta içinde itiraz edebilir.(m.403)
Ø UYAP ile ilgili düzenleme kanuna eklenmiş. Elektronik ortamda yapılan işlerde süre gün sonunda biter. (m.445)
Ø HMK, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır.(m.448)
Ø Yargı yolu ve göreve ilişkin hükümler dava açılmadan önceki işlemlerde uygulanmaz (geç.m.1)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s